bul ben.... Saat yine gece yarısı....Böylesi duygular bilmem bana neden gelir,nereye gider...Cevapsız sorular var aklımda...Nerdesin?Ne yaparsın?Yokluğun,ömrümün kalan günlerini dakikalara denk düşürüyor....Yokluğunda zaman bana cok acımasız davranıyor.... Bir damla gözyaşı kaldı avucumda, Bir an dokunmak istedim, Üşüdüm. Islaktı,ürkekti. Bir damla göz yaşı, Akıp gitmesin diye sakladım. Yetmedim. Kayboldu parmak uçlarımda. Gözlerin nerde? Akıp giden yaşında kayboldum. Bul beni.
sensizim ölüyorum... bak yine gece ben yine uçurumdan sana doğru atlıyorum... sana ulaşabilmem için kaç defa atlamam lazım uçurumlardan bilmiyorum... kaç intihar yeter içimdeki sensizliğin acısını köreltmeye... ruhun yanımda ve ben bununla yetinirim dedikçe toprağın altındaki bedenin ruhumda sensizliğin uğultusunu estiriyor... söyle hadi kaç intihar yeter bedenimin bedenine sarılmasına ve bu uğultunun kesilmesine... kaç intihar yeter öldüğünü kabullenmeme ve sensizliğin asla tükenmeyeceğini anlamama...
hoşçakal... bir gül olsun yangınlardan arta kalan. Bu şehir yansın, bu aşk yansın, hiç acımam! Ve ardımdan yalnız cevapsız sorularım ağlasın neden ,niye ile başlayan sen ağlama... Ah! Aşk! Bu mudur hep senin alınyazın. Sevdamın adı, Kaderde saklı,kalsın İşte sana son sözüm bu, Sen benim tek yalanımsın tek sancımsın... Katiller, faili meçhul ölüler, intihara meyilli şiirlerim ve şairler... yazılarıma yorum bırakan kimliğini bilmediğim uzak aşklar... Hepiniz hoşça kalın!
ey kalbim kuşlar uçtu gitti yüreğimden gökyüzüm yaralı kaldı bir isyan giydirip gözlerime dipsiz uçurumlara yuvarladım umutlarımı aşk diyordum talan oldu,yalan oldu ömrum tınısı kırık bir keman sızısıyım artık yok gideceğim başka bir kapı haydi toplan vakit tamam toplan gidiyoruz ey kalbim..
sen gittin ben bittim.. gidecem dedin, ben gittme dedim, gittin, gittin ben bittim, ben kaldım öyle delli, öyle divane ortalarda ah ceylanım ah, sen gittin ben bittim...
Dün gece ağzımda bir ıslık Elimde ıslanmış bir sigara Evinin önüne geldim... Pusluydu hava başımı yukarı kaldırıp dikkatli bakınca anladım perdeler kapalıydı... Ama yine açık unutmuşsun Gece lambasını...
Bir an öylece durdum... Sonra Kanıma girdi serserilik... Merdivenleri bir bir çıktım. Cebimden yedek anahtarı çıkarıp Açtım kapıyı. Dalgınlığına gelmiş olmalı Kilitlemeden yatmışsın... (eve de ayakkabıyla girdim affet beni....) saat gecenin üçüydü galiba yalan olmasın...
uyuyordun odana sessiz adımlarla yaklaşırken belki o an görmekte olduğun rüya takıldı aklıma. Duraksadım.... Gözlerim alışınca karanlığa İyice belirginleşti suretin. Yüzün bana dönüktü öpmek istedim Başaramadım...
Saati yediye kurmuştun Onu bir saat geri aldım... Sonra önünde sana ilk kez sarıldığım Aynaya çarptı gözüm. Üzerine kırmızı rujunla “melekler uyumaz” diye ben yazdım!
vakit ilerliyordu apar topar bir kahvaltı hazırladım sana portakal falan sıktım seversin sen... bu iyiliğimi de unutma.
Geçince alkolün etkisi Baş ağrısı tuttu yine. Uykumda gelmişti epey Gittim evden Bıraktım seni rüyalarınla başbaşa...
Bilmiyorum Bu yangın ne zaman son bulur... Belki gün gelir Yine kollarımda uyursun. Benimki de iş mi be! Gecenin bir yarısı hırsız gibi eve gir Sonra öpemeden çık git! Neyse alacağım olsun... Gördüğün gibiacemi bir hırsızım ben Çalamadım işte yanağından.....
Bunları boşver... Senden isteğim; Kendine dikkat et Aç karnına evden çıkma havalar soğudu iyice sıkı giyin. Geceleri yatarken kapıyı kilitlemeyi unutma...
gidiyorum gidiyorum baygın gözlüm uzaklar beni çağırır sensizliğe soğuk sessiz bir toprak düşer üstüme hoşçakal nefesi şiire boğulacak kadın hoşçakal ben gidiyorum sevmediğim bir şehre.....
hazin sonum... Karanlık bir günün ardından, gözlerinin renginde gecelerim. Bu gece de üşüyen ellerimden kaçıyor hayalin. Hakkım yok mu nefesinde ısınmaya. Dost sohbetlerinde seni anmaya korkuyor dilim, ağlıyorum. Yokluğunla boğuluyorum hüzünlerde sevgili. Ellerimi bırakmasın hayalin. Şiirli yolların sonunda kapım açık gir içeri.
Hayallerimizde yerleştiğimiz coğrafyalara yayıldı bak sevdamız. Silinmez izler bıraktı yokluğun, oysa nefes aldığın her yeri yurdum bellemiştim. Zalimsin işte, hani nerde şimdi nefesin. Çabuk ol haydi; gel, yüreğime kök salan özlemle boy veren dallarımı budadı ümitlerim. Sevdalı ayaklanmalardaki yüreğim karanlık himayelere girecek, hazin sonuma yetiş.